Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Yeni Çıkan Kitaplar

İKİNDİ ZAMANI HÜZNE ÇAĞRI

İKİNDİ ZAMANI HÜZNE ÇAĞRI

Yusuf...

Peygamber babanın şefkatli elinin göğüs kafesine temasıy­la...

Uykudan uyanır gibi uyanmıştı...

Denilenlere göre...

Züleyha’dan kaçar gibi uzaklaşması...

Ve kapıya koşar adım gitmesi... Bundandı...

Çünkü burası Züleyha için ışıl ışıl saraydı saray olmasına da...

Yusuf içinse zifiri karanlık bir zindandı...

Hem de nasıl zindan...

Ve Yusuf Züleyhanm sarayındaki bu zindandan...

Zindanın içindeki kendi sarayına koşmuştu...

Gün gelecek...

Yusuf Züleyha'yı bu sarayda konuk edecekti...

Züleyha sız bir sarayın Yusuf için ne değeri olabilirdi ki...

Anadolu insanı bu gerçeği ne de güzel dillendirir: Neyleyim köşkü neyleyim sarayı...

İçinde salını salını gezenim olmayınca...

îşte Züleyha, bilmediği birçok şeyin yanında bunu da bil­miyordu...

Niceleri için sarayların zindan...

Zindanların ise saray olduğunu...

Bunun içindir ki hep yanılıyordu Züleyha...

Ve hep kaybediyordu...

Acaba ne güne kadar sürecekti bu kaybedişleri? Bu kaybedişlere bir son olmayacak mıydı? Oysa...

"Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır; Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır..."22

Buyrulmuştu...

Züleyha bunu da bilmiyordu ki...

Nasıl cevap versindi kaybedişlerinin ne vakit son bulacağıyla ilgili içini aç kurtlar gibi kemiren onca soruya...

Üstelik Züleyha o zamanlar hevasının peşindeydi...

Hem de hevasına tabi olan değil...

Onu ilah edinmiş birisi olarak peşindeydi hevasının...

Hevasını ilah edinenlerin sonu ise ne kadar da hüsranla doluydu...

Ah! Bunu o zamanlar birazcık olsun bilebilseydi...

Yusuf'u zindana atayım derken...

Kendisi zindana girmezdi...

Ve kavuşmaları belki daha erken olurdu...

Fakat ilâhî takdiri kim değiştirebilirdi ki...

Züleyha değiştirebilsin...

22- Bkz. İnşirah süresi 94:4-6

İKİNDİ ZAMANI HÜZNE ÇAĞRI

Seyit Mehmet ŞEN

"Sohbet Tadında" bir kitabımız var artık...

Kitap Özet

"Sohbet Tadında" bir kitabımız var artık...

Dursun Gürlek'in doyulmaz üslûbunu ve hoşsohbetini yudumlayacağız...

Neler yok ki neler bu kitapta... "Yok ol evlâdım", "Gafilleri Uyandıran Horoz Dede", "Oduncu ile Azrâil'in Hikâyesi", "Su Evliyâsı", "Altın Kalpli Pâdişah", "Aşkın Kitabı", "Şeb-i Arus ve Gelin Gecesi", "Enfiye Tiryâkileri"...

Dursun Gürlek yine bizi mâziye götürüyor, güldürüyor ve düşündürüyor...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitap Ön Yüzü

Kitap Künyesi

Sohbet Tadında - Dursun Gürlek

Kubbealtı Neşriyatı

» Hikaye

Fiyatı : 15,00 TL 

Ocak 2012, 248 sayfa, ISBN: 9789756444979

Sohbet Tadında

Sohbet Tadında

Sohbet Tadında

Bu haftaki kitabımız yazı ve söz ustası Dursun Gürlek'e ait. Dursun Gürlek yazınca okunur, konuşunca dinlenir.

Kubbealtı Neşriyat'tan çıkan kitabının adı; "Sohbet Tadında."


Tarihi sevmenin en iyi yollarından birisi de Dursun Gürlek'i ya dinlemek ya da okumaktır.


Tarihi anlatırken, sevdirmekten ziyade özleten bir üslup ile yazar ve konuşur.


"Sohbet Tatında" ismini verdiği kitabında da yine tarihi hem sevdirmiş, hem bilgilendirmiş hem de özletmiş.


Biz sohbet toplumuyuz. Bugün eli kalem tutan, sözü dinlenilen ve okuyan kimselere bakılırsa, sohbet kültürüyle beslendikleri görülür.


Sohbette göz teması ve yüz teması önemlidir. "Anlama, algılama, yorumlama" bu sayede elde edilir. Hatipler bu ortamlardan beslenir.


¥


Neyse biz kitabın sayfalarına dönelim:


İslâm dininin üzerinde en fazla durduğu konulardan birinin de kul hakkı olduğunu çok iyi biliyoruz.


Ecdadımızın bu konuda gösterdiği hassasiyeti ve titizliği ise tarih kitaplarından, yazılan eserlerden, seyahatnamelerden ve menkıbelerden öğreniyoruz.


Kul hakkına riayet etmenin lüzumunu, bu hususta gösterilmesi gerekenleri anlatan, dile getiren, gözler önüne seren can alıcı tabloların sayısı o kadar fazla ki, bunları teker teker sıralamak için ciltler dolusu kitapların yazılması gerekiyor.


¥


Osmanlı kanunlarına göre, değirmencilerin tavuk beslemesi yasakmış. Çünkü tavuklar müşterinin "ununu ve buğdayını" yiyerek kul hakkını ihlal edebilirlerdi.


Tavuğun vereceği zararları gidermek, tabii ki değirmenci için zordu. Dolayısıyla değirmencilerin sadece vakti öğrenmek için bir tane horoz beslemelerine izin veriliyordu.


Dikkat ediyor musunuz? Tavuk beslemek yasak, horoz beslemek -o da bir tane olmak kaydıyla- serbest.


Çünkü horozun namaz vaktini, özellikle sabah namazının vaktini bildirmek gibi bir görevi var.


Kemaleddin Demiri'nin "Hayât'ül Hayvan" isimli ünlü eserinde, konuyla ilgili bilgilere uzun uzadıya yer veriliyor.


Hazır, bu eserden söze etmişken birkaç nakilde bulunalım:


Horozlar geceleyin vakti çok iyi belirler. Her gece için sesini birkaç devreye ayarlar, devreler arasındaki zamanı çok iyi tespit ederler.


Geceler ister uzun olsun, isterse kısa; imsaktan önce bir miktar, imsaktan sonra da bir miktar öter. Ötüşleri birbiri ardınca olur.


Hayât'ül Hayvan'da horoz sesinin önemi şöyle dile getiriliyor:


"Sa'lebi'nin rivayetine göre; Allah Rasûlü şöyle buyurdu:


Yüce Allah üç sesi sever. Bunlar: "Horoz sesi, Kur'an okuyan kimsenin sesi, seherlerde tövbe ve istiğfar edenlerin sesi."


Ahmed bin Hanbel'in, Hâlid el-Cühenî'den rivayet ettiğine göre, Allah'ın Rasûlü şöyle buyurdu:


"Horoza sövmeyin. Çünkü o namaza kalkmaları için insanları uyandırır." Başka bir rivayette ise şu ilave vardır: "Çünkü horoz namaza çağırır."


Kubbealtı Neşriyat: 0212 516 23 56

Hüseyin Öztürk - Yeni Akit

TARİHİMİZDE “İLK”LER

TARİHİMİZDE “İLK”LER

Tarih ilminde ilklerin yeri pek ayrıdır ancak "ilkler tarihi" gibi kapsamlı bir eser de şu ana kadar kaleme alınmamıştır.

Bu kitap, binlerce yıllık geçmişi olan Türk tarihindeki ´ilk´leri bir araya getiriyor.

Eser, dünyanın ilk arabalı vapurunun bir Türk´ün tasarımı olduğu, nüfus cüzdanının 1863´ten sonra verilmeye başlandığı, ilk resim sergisinin Sultan Abdülaziz Han sayesinde açıldığı, ilk iftar topunun Sultan III. Mustafa döneminde atıldığı, ilk Türkçe dilbilgisi kitabını bir sadrazamın yazdığı, ilk nüfus sayımının 1831´de yapıldığı, ilk kürekçilerimizin güreşçilerden oluştuğu, dünyanın, ondalık kesirleri bir Türk´ten öğrendiği, ilk futbol maçının Bornova´da oynandığı, ülkemizdeki ilk sinema gösteriminin 1896´da yapıldığı gibi tarih sayfalarında gizli pek çok ´ilk´i okuyucuya sunuyor.

İlk tebdil-i kıyafetle gezen Kanuni oldu

İstanbul'un fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman'dan (1520–1566) önceki padişahların tebdil gezdiklerine ilişkin bilgi yoktur. Bilindiği kadarıyla Kanunî, Veziriazam Makbul İbrahim Paşa ile kapıkulu süvarisi kıyafeti giyerek ilk defa İstanbul'u teftişe çıkan padişahtı. 17. yüzyıldan sonra padişahların tebdil gezmeleri daha sık olmaya başladı. Tebdil-i kıyafetle gezen pa­dişahların en meşhuru ise Sultan IV. Murat'tı. Geceleri yanında bostancılar ile kaçak işletilen yerleri basar, bekâr odalarını kon­trol ederdi.

İlk resimli roman 1935'te kaleme alındı

Ülkemizdeki ilk resimli roman çevirisi 1935'te yayımla­nan Aleksandr Raymont'un "Baytekin Meçhul Dünyalarda" adlı resimli romanıydı, Mehmet Faruk Gürtunca’nın "Çocuk Sesi" dergisinde yayımlandı, ilk yerli resimli roman da yine Çocuk Sesi dergisinde, yine 1935hte yayımlanan Zıpzıp Ali ve Arkadaşlarıydı. Orhan Ural tarafından çizilmişti.Günlük gazetede yayımlanan ilk yerli resimli roman da Çetin özkırım’ın Toprak Kokusu’ydu.

İlk resmî tatilimiz

1825 yılına kadar sadece hazine memurlarının haftada bir gün tatilleri varken. Sultan II. Mahmut tarafından alınan bir kararla Babıâli memurlarının da perşembe günlerinde tatil yap­maları kararlaştırılmıştı. Resmi daireler ve Müslümanlar için de cuma gününün tatil olması kararı alınmıştı.

TARİHİMİZDE “İLK”LER-Burhan ATAN

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 - 4

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün416
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1373
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17103
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225844

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ

Seçme Yazılar

Resim
İnsan olmak kolay değil
İnsan olmak kolay değil Kuyuya düşen leşi çıkarmadan kuyuyu temizlemeniz mümkün olamaz. Bu durumda...
Resim
Allah sevgisinin alâmeti nedir?
Allah sevgisinin alâmeti nedir?Allah sevgisinin alâmetlerinden birisi, devamlı olarak kalp ve dili ile Allah’ı...
Şu anda 11 ziyaretçi çevrimiçi