Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

AHMAK ISLATAN

E-posta Yazdır PDF

AHMAK ISLATAN

“Her şikâyet şükrü anlatır!" der Mevlâna.

İnsanın dağa benzediğini, dağın aldanamayacağını da...

Aldanmak iyi gelir oysa.

Bir söz, bir dokunuş, güzel bir gülüş, bir yan bakış, çalım­lı bir edayla göz süzüş; güneşli bir hava, sağlı sollu ağaçla­rın üzerinin doğal bir çatı gibi olduğu her yeri bembeyaz karla örtülmüş bir sokak...

Ahmak ıslatan yağmuru bu yüzden severim.

Aldatıcıdır, incecik, cansız yağmur taneleri... Yürüdükçe ıslanırsınız. Islandığınızın farkına bile varmazsınız.

Ahmakça ıslanırsınız... Ahmakça ıslanırım... Olsun...

Gökyüzünün lütufkârlığıdır üzerinize düşen yağmur ta­neleri.

Zaman da böyledir. Ahmak ıslatan yağmur gibi; geçer geçtiğini anlamayız zamanın. Aldanışlarımız birikir. İnsana inanmışızdır... Bir güle uzanmışızdır... Bir ağaca yaslanmışızdır... Bazen kelimelerin efsunlu varlığını bir heykeltıraş gibi yontarak kendimize, kendimizi iyi hissettiren öyküler çıkarmışızdır... Yetmemiş romanlar yazmışızdır... Yetme­miş birkaç dizelik şiirlere yatırmışızdır sözleri. Şarkılar bestelemişizdir; hem de sadece sekiz sesten milyarlarca ezgi derlemişizdir.

"Onlara anlat yağmur karşılıklı yağar,

Ruhların içindeki müzikle karşılıklı!" Sezai Karakoç

Sevmişizdir. Hatta ahmakçasına sevip, el ele birkaç adım atabilmek uğruna hayatı bile bir kenara itivermişizdir. İnat­la nasıl başladıysa öyle gitsin istemişizdir.

"Her insan içinde bir oda taşır!"

Ne vardır bu odanın içinde? Ne yok ki; Kafka'nın içinde­ki odada DÜNYA vardır; zira "dünya ile arandaki savaşım­da, dünyanın yanında ol!" der ama tek bir damla taşmaz, tek damlaya da yer yoktur ve Kafka huzursuzdur.

İçimizdeki oda!

Bomboş olduğunu düşünelim içimizdeki odanın. Mevcut aklımız ve duygularımızla nasıl döşerdik bu odayı? Kapı­dan girişte elini bile tutmaya çekindiğimiz sevgilimiz mi olurdu bizi bekleyen, yoksa toprak bir saksı içinde büyütül­müş ve girişi kaplamış, daha kapı açılır açılmaz içimizi fe­rahlatan bir hanımeli mi?

Bir fotoğraf olurdu beklide: Oldukça eskimiş, eskidikçe fotoğraftaki gerçek insan gidip yerine masalsı biri gelip ku­rulmuş. Kim olurdu bu fotoğraftaki; annemiz mi, babamız mı, çocuğumuz mu?

 

Bir gitar mı olurdu kapıdan girişte ilk görünen yere ko­nulmuş bir masanın üzerinde, yoksa duvarda asılı bir saz mı; belki de bir piyano?

İçimizdeki odanın duvar rengi sarı mı? Belki de mavi, ya da kırmızı veya siyah yahut bembeyaz...

Aydınlatması nasıl olurdu peki: Mumla mı, gemici feneriyle mi, bugünkü modern aydınlatma şeklinde mi?

Ya koltuklar... Koltuk olur muydu içimizdeki odada yok­sa bir kilim veya minder mi?

Kimin olmasını isterdik bizimle birlikte bu odanın içinde, çünkü bir olan kırılır!

Annemizin kokusunu mu taşımalı oda? Bir köşesinde ba­bamız mı oturmalı? Kardeşler yani bir aile mi olmalı o oda­da? Belki bir eş, halden anlayan!?

Yalnız da olabiliriz. Her duvarında, her eşyasında onlar­ca hatıranın capcanlı varlığıyla; yapayalnız. Öyle ya her eş­yanın bir öyküsü olduğuna inanırım. Mesela bir vazo: İlk kez aldığım bir çiçeği vazo olmadığı için büyükçe bir su bardağının içine sıkıştırmıştım ama çiçekleri o bardağa sığ­dırmaya çalışırken elim kesilmişti ve kendimi mutlu etme­ye çalışırken nasıl da canımı yakmıştım.

Ya da bir çerçeve, içinde en sevdiğim dostlarımla lise yıl­larında çektirdiğimiz bir fotoğraf. Beni yıllar öncesine götü­ren...

Belki de bomboş bir oda olmalı: İnsana dinginlik veren. Ne duvarlarında bir resim, ne dağınıklık; sade, sade oldu­ğu kadar derin ve derin olduğu kadar da huzur verici bir oda...

"Her insan içinde bir oda taşır!"

Belki de içimizde bin oda vardır, kim bilir ama şu bir ger­çek ki, bir veya bin tane oda da olsa o oda nasıl istiyorsak öyledir.

ŞİKÂYET ETME ŞÜKRET- ALİ ULURASBA

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Menü

             | 

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün416
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1373
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17103
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225844

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ

Seçme Yazılar

Resim
İnsan olmak kolay değil
İnsan olmak kolay değil Kuyuya düşen leşi çıkarmadan kuyuyu temizlemeniz mümkün olamaz. Bu durumda...
Resim
Allah sevgisinin alâmeti nedir?
Allah sevgisinin alâmeti nedir?Allah sevgisinin alâmetlerinden birisi, devamlı olarak kalp ve dili ile Allah’ı...

Günün Sözü

Dünyayı arayıp ahireti bulanı hiç görmedik. Ama ahireti arayıp dünyayı bulanı gördük.
Ebû Said Hasan Basrî -
Şu anda 11 ziyaretçi çevrimiçi