Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Sen Bana Yeni Yılsın Her Dakika

E-posta Yazdır PDF

Sen Bana Yeni Yılsın Her Dakika

Bugün, güneş farklı bir yerden doğmadı. Dünya yine o eski, o bildiğimiz yalan dünyadır.

Beklentilere, çılgınlıklara, dileklere bakarak bugünün yepyeni bir gün olacağına inanılacak neredeyse. Bir sihirli el gelip bütün dilekleri gerçekleştirecek gibi... Bugün, sadece bir kabulleniş. Gün bitecek, yine akşam olacak, sessizlik gelecek ardından. Sonra yılın başı, sonu unutulup hiç yaşanmamış gibi olacak günler. Yeni olan hiçbir şey kalmayacak.

Nedense hep yeninin peşindedir insan. Görünüşte sürekli yeniyi arar ve ona koşar. Siz "yeni"den haber verin; âyinlerle, törenlerle kutlar gelişini; fakat ruhu, yeni ve taze olana sımsıkı kapalıdır. Giysilerini eskitir, yüzünü eskitir, zamanı eskitir ve yenilensin ister bütün bunlar. Bir yılın eskittiklerini yenilemek için "özel bir gün" seçer. Açıkçası, yenilenme ve tazelenme isteği sürekli ertelenir ve bir gün, bu özel gün için biriktirilir.

Kabuller ne de güzel kandırıyor insanı! Eskiyen yanlarını, ucuz yollu bir törenle yenilemek istiyor hep. Yenilenmeyi, tazelenmeyi dışta arama yanılgısına düşmüştür bir kere... Oysa bakışını içine yöneltse, baş döndürücü bir yenilenişin kendisinde gerçekleşmekte olduğunu görecektir. Her nefes alıp verişte yeni bir dünya yaratılmaktadır insan için. Her dakika bir yeni yıl töreni yapılır ruhumuzda. Yaşamayı tekdüzelikten, eskimekten kurtarmanın yolu, ruhun etrafındaki duvarları yıkmaktır; onun coşkun ve renkli evrenine, her an tazelenen akışına bırakmaktır kendimizi.

"Sen bana yeni yılsın her dakika

Her dakika bir yaşıma daha giriyorum"

der Sezai Karakoç, çağdaş bir naat olan “İnci Dakikaları' şiirinde. Ruh, Hz. Peygamber (sav) ile her kucaklaşmasında yenilenmenin en güzelini bulur. İnsana gerçek dirilişi ve yeniden doğuşu müjdeleyen odur çünkü. Onunla ve ona doğru; her dakika bir hicret başlar içimizden. Örümcek ağlan gizler bizi, güvercinler gizler. Hicretle büyür ve çoğalırız. Her günü taze bir meyve gibi, yeni doğmuş bir çocuk gibi karşılarız. Eskimek nedir bilmez yüzümüz.

Yenilenmeyi bilmeyen, tazeliğin sırrını yitiren ruhun sürüngenleşeceğini söyler Karakoç. Böyleleri "Ruhta kaybettiklerini kitlede, kalabalıklarda ararlar." Âyinler, törenler, yortular, çılgınlıklar icat ederler. Bunlarınki aslında "Ruh tembelliği, biraz daha ileri giderek ruh pintiliğidir." "Pinti ruh, dünyayı karanlıklaştırmıştır kendine. Işık onu rahatsız eder. Ruhun ve zekânın yeni atılımlarını kuşkuyla karşılar. Her an doğması gereken günü, biraz daha ileride karşılamaktan korkar ve üşenir. Allah'ın nimetlerini taze bir heyecanla karşılamaktan ıraktır."

Herkesin bir yeni yıl dakikası vardır. Cesareti olan koşar ve yakalar dakikasını. Tembellik eden, bir yıl bekler ve kitlelerin törenlerine saklar yenilenmeyi. Her kutlama bir ölüm sessizliğiyle biter. Cümbüş dağılır, yeni ölülere bırakır yerini.

Geçen yıllar ve günler sanki hep karanlıklar, katliamlar, skandallar, zulümler içinde geçti gibi... Karanlık böyledir. Skandallar, zulümler, baskılar böyledir. Büyük bir gürültüyle gelir, gündemi işgal eder, ruhları karartır ve gönüllere sıkıntı verir. Oysa güzel olan, aydınlık ve kurtarıcı olan; yavaşça, güzel kokularla, dost ışıklarla gelir ve diriltir.

Güzel ve aydınlık olan, tüm hızıyla gelmektedir. Karanlığın altı her an oyulmaktadır. Kapkara ve boşuna geçmiş gibi görünen bir yıl içinde; aydınlık savaşçıları, ışık taşıyıcıları, dünyanın karanlık yerlerine, inanç ve ümit taşıyıp durmuşlardır. İçlerinde kanayan bir aşk ve dudaklarında ölümsüz türkülerle...

Her güne ve her yıla yeni türküler söyleyerek başlarız biz. Ruh pintiliğini kırmak için türkümüzün sesini yükseltmeliyiz. Önümüzdeki yeni yıl dakikalarında, nerede ve kimlere türküler söyleyeceğiz, hangi şenlikler karşılayacak bizi, hayat hangi sürprizleri açacak önümüze, kim bilir? Nerelere gitsek ve kimlere uğrasak, taze gün ışıklan, dağ çiçekleri, coşkulu türküler ve bir parça yaşama heyecanı bulur bizi. Koşarız, her dakika bir yaşımıza daha girerek...

MAVİSİNİ YİTİRMİŞ YAŞAMAK-Ali ÇOLAK

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Menü

             | 

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün416
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1373
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17103
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225844

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ

Seçme Yazılar

Resim
İnsan olmak kolay değil
İnsan olmak kolay değil Kuyuya düşen leşi çıkarmadan kuyuyu temizlemeniz mümkün olamaz. Bu durumda...
Resim
Allah sevgisinin alâmeti nedir?
Allah sevgisinin alâmeti nedir?Allah sevgisinin alâmetlerinden birisi, devamlı olarak kalp ve dili ile Allah’ı...

Günün Sözü

Dünyayı arayıp ahireti bulanı hiç görmedik. Ama ahireti arayıp dünyayı bulanı gördük.
Ebû Said Hasan Basrî -
Şu anda 11 ziyaretçi çevrimiçi