Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Sevmek yürek ister

E-posta Yazdır PDF

Sevmek yürek ister


Allah sevgisi olmaksızın bu dünyada sevgiyi anlamak imkânsızdır, — W. E. Channig

İLK GENÇLİK YILLARI... Yokuş yukarı tırmandığımız zorlu günler…  Göğsümüzde çarpan o şeyin sadece bir et parçası olmadığını fark ettiğimiz heyecan dolu anlar... Varlıklardan Allah'a doğru geçişin çetin sınavı…
Duygularımızla nasıl baş edeceğimizi bilemediğimiz ve sürekli içine doğru çekildiğimiz bir anafor bu...
Kimsenin uyardığı yok tabii.
"Kalbin varsa seveceksin." diyen çok. "Kimi? Neyi? Neden?" sorularına doğru dürüst cevap veren yok. Sevmek yürek ister, diyen yok. Takıldık gönlün peşine, bir dolu gidiyoruz işte...
Her şeyin bir ölçüsü, bir sının vardır; sevmenin yok mu? Her şeyin bir helali, bir haramı vardır; aşkın yok mu? Ne okuduğumuz kitaplarda ve romanlarda, ne de seyrettiğimiz filmlerde pek izine rastlamadık.
Önüne ne konulsa silip süpüren ile önüne her çıkanı sevenin birbirinden pek farkı yok. Birinin mide fesadından başı derttedir, diğeri de söz dinlemeyen gönlünden şikâyetçidir...
Sıkıntı da zaten burada. İnsanın öyle bir duygusu var ki: ölçüyü ve sınırı aşa mı, derhal bildiriyor ona. Vicdan denen o hassas terazi, devreye giriyor hemen. Ama kalp yine baskın çıkıyor... Aşkın peşinden sürüklenip gidiyor insan…
Akılla vicdan, kalple sevgi arasında insan. At mı götürüyor, yoksa binicisi mi? İplerin kimin elinde olduğu belli değil.
Nefsin, şehvetin, daha pek çok duyguların gıdalandığı, şeytanın da epey malzeme topladığı ve inanılmaz kayıpların, acıların yaşandığı bir dünyanın içindeyizdir o an.
Karşı cinse duyduğumuz o masum duyguların ken¬di içimizde, pek kimseye açılmadan, korka korka ama engel olunamadan yaşandığı o ilk dönem... Bu dönem, pembe - beyaz baharlar gibidir... Hayatımızda yaşadığımızı hissettiğimiz böylesi anlar belki de çok azdır.
Vücudunun hemen her yerinin gücünü deneyebilir, ölçebilir insan. Yorulunca durur, acıkınca yiyebilir. Bir sınırı vardır her şeyin. Peki, sevmenin bir kuralı, bir sınırı yok mudur? Nerede başlayıp, nerede bitmelidir? Aşk denilen bu şiddetli ve karşı konulmaz duygunun peşinden İnsan nereye kadar gitmeli ve nerede durmalıdır?
Bir şeyler söyleyen yok tabii.
Öyle olunca kalbimiz; Rabbimiz ile sevdiklerimiz arasında sıkışıp kalıyor, İçimizdeki yangının ne olduğunu, hiç kimse görmedi, bilemedi o yıllarda. Rabbimiz hariç... Sadece O bilebilirdi zaten...
Sevgisiz yürekler, 'tık' diye durmuş antik saatlere benzer.
Bir de 'ha' demeden hayran olan, her şeye el atan, gördüğüne âşık, görmediğine bulaşık bir yanımız da peşinden sürükler bizi.
Sevmenin de bir ölçüsü var mı? Helali-haramı var mı? Ne kitaplarda, ne de romanlarda bulamadık. Filmlerde de cevabı yoktu. Şarkılar, türküler mi dediniz? Tuzlu bir denizdi... İçtikçe susatan tuzlu bir deniz... Susuzluğumuzu gideremedi hiçbir şey...
Ne kadar şaşkındır bu durumdaki bir gencin yüreği. Doğru ile yanlış arasında mekik dokur. Sorular kemirir içini. Sevmenin de bir ölçüsü, helali-haramı var mıdır? Yoksa aşk, başa bir belâ mıdır?
Kimsenin hâlimize bakıp, aldırdığı yok tabii.
Hâlden anlayan anneyi ya da babayı, gönlünün açılabileceği, derdini dillendireceği bir ağabeyi, bir ablayı ya da bir yakın dostu çok arar insan o sıralar.
Ruhumuza yabancı birtakım sesler, "Bu kalp senin değil mi? İstediğini seveceksin." derler. "Bu hayat senin değil mi? İstediğin gibi yaşayacaksın. Hayatına hiç kimse karışamaz..." derler. Birtakım aklıevveller, nefsimizi coşturtan nice sözler söylerler. Hey gidi günler, hey… Buldular ya bir garip şaşkını, hırpalayıp dururlar aşkını.
O yıllarda bu gelgitleri sanırım hepimiz yaşadık. Ve karşımıza, adam gibi bir adam çıkıp da, bu duyguların niçin verildiğini, bunları nerede ve nasıl kullanmamız gerektiğini maalesef söylemedi bize. Yalnızdık... Bir rehber yoktu, bir yol gösterici bulamadık.
Delicesine sevdik, duygularımızın peşinden sürüklendik. Aşklara, dahası kara sevdalara tutulduk. Yedi¬ğimizi, içtiğimizi unuttuk. Günlerin ve gecelerin nasıl geçtiğinden habersiz yaşadık. Arşınladığımız sokakların sayısını da unuttuk. Biz de geçtik o yollardan, biz de yaşadık o duygulan,
Hani bir şarkı vardı, hatırlarsınız;
"Biz de tozpembe görürdük dünyayı on sekiz yasımızda. "
Evet, tam da böyleydik işte.
Efsunlu, cazibeli bir ortam bu. Yolu aşka uğramayan, kalbi sevgiden geçmeyen bilemez. Her şey hem bellidir, hem de perdelidir.
Göz önündekini görmek kadar, zor bir şey yoktur.
Çok duyarız: "Sen hayatında hiç âşık oldun mu? Hiç birini sevdin mi?" diye sormaları, soruşturmaları. Bilinçaltına kazınır bu telkinler. Bir gün denemeye bile kalkarız, "Eh, madem yürek var, sevelim bari." deriz.
Aşk, kaçırılmaması gereken fırsata dönüşür birden. Hatalar zincirleme gider.
Kolay değil! Sevmek yürek ister.
Kıyısından köşesinden aşkı tatmadan yine duramaz insan. Elimizi değdirmekle kalsak iyi. Elini veren, kolunu kaptırır. Aşk bir deli rüzgârdır. Bir dev dalgadır aşk; insanı içine çeker, götürür. Garip bir şey. Seven de memnun görünür. Dilinden içli bir şarkı dökülür:
"Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime..."
Kalbin gıdası sevmekledir. Ama kimi ve neyi?
Gençlerin elinde, aşkın cazibesine karşı koyacak ve duygularını frenleyecek güçleri de yoktur o yıllar.
Kimseye söylemeden, uzaktan uzağa ve kalpten sevmek, belki de en doğrusu ve duyguların en masumudur. Yaklaştıkça, sevdiğini yakından tanıdıkça, aşkın İçine aşktan başka her şey girince, sırrı bozulur, tadı kaçar aşkın.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Menü

             | 

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün416
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1373
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17103
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225844

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ

Seçme Yazılar

Resim
İnsan olmak kolay değil
İnsan olmak kolay değil Kuyuya düşen leşi çıkarmadan kuyuyu temizlemeniz mümkün olamaz. Bu durumda...
Resim
Allah sevgisinin alâmeti nedir?
Allah sevgisinin alâmeti nedir?Allah sevgisinin alâmetlerinden birisi, devamlı olarak kalp ve dili ile Allah’ı...

Günün Sözü

Dünyayı arayıp ahireti bulanı hiç görmedik. Ama ahireti arayıp dünyayı bulanı gördük.
Ebû Said Hasan Basrî -
Şu anda 12 ziyaretçi çevrimiçi