Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

EĞİL DAĞLAR

E-posta Yazdır PDF

EĞİL DAĞLAR

 Eğil dağlar eğil üstünden aşam

 Felâketin bin acısına mukabil bir hayrı da olmaz olur mu? Yunanlılar bin seneden beri Hudâvendigâr toprağına kök salmış olan Türklüğün köklerini koparmaya savaşırken o topraklar altında yatan ilk Türk beylerini, ilk İslam şehitlerini, ilk Osmanlı padişahlarını uyandırdılar. İki sene evvel İzmir rıhtımında açtıkları facia devresinde bu millet umdukları gibi kanlar içinde boğulmadı, bilakis kanlar içinde dirildi, gözleri­ni açtı, yeni, yepyeni bir hayat idrak etti. Ertuğrul'un türbesi­ni yıktıklarını duyanlar Küçük Asya'nın bütün dağlarından yavaş yavaş iniyor, Söğüt'e doğru yürüyor. Bu saat Hu­dâvendigâr toprağına doğru,, bütün Anadolu'da öyle önüne geçilmez bir yürüyüş var; Tesalya ovalarını inleten meşhur türkü bütün Anadolu vadilerinden geliyor:

 "Eğil dağlar eğil üstünden aşam

Yeni tâlim çıkmış varam ahşam!"

 Ah bu türkü! Yirmi dört sen evvel hangi şehirden, hangi köyden, hangi kulübeden birdenbire aksetti? Türkleri daima şen olan İzmir'den mi? Daima kahramanca olan Aydın'dan mı? Yoksa daima bağrı yanık olan Edirne'den mi? Nereden? Güftesini üslubu gibi bestesinin zevkinden de nereden çıktığı belli değil; her türkünün iklimi şivesinden az çok belli olur, bunun bilakis menşei Rumeli midir? Anadolu mu anlaşılamı­yor, o kadar millî!

 Yirmi dört sene evvel ilk çıktığı zaman vatanın bütün so­kaklarında, Tesalya'ya doğru redif taşıyan Anadolu ve Rume­li trenlerinde yalnız bu türkü işitiliyordu:

 "Eğil dağlar eğil üstünden aşam

Yeni tâlim çıkmış varam akşam!"

 O harbin redifleri bu türküyü geçtikleri bütün şehirlere baktılar, İstanbul, Selanik, İzmir, Beyrut, Halep, Üsküp, Ma­nastır kafeşantanları sabahlara kadar tekrar ettiler. Erzu­rum'dan Yanya'ya kadar, Alasonya'dan Dökeme Tepeleri'ne kadar her tarafta bu türkü aksediyordu.

 "Eğil dağlar eğil üstünden aşam!"

Bu türkü yeni Türk şiirinin ilk ve maatteessüf son güzel eseridir; çünkü ondan beri bu kadar şevkli, atılışlı, canlı mıs­ralar söylenmedi. Üst tabakanın edebiyatı ya bir nazire geve­lemesi, yahut da sıkıntı veren bir sinir iniltisi hâlinde iken alt tabakanın insanları köylüler: "Eğil dağlar! Eğil!" tarzında ne kadar atılışlı bir hayalle kıyam ediyorlardı, yeni talim çıktığını haber almış koşuyorlardı, yeni ve muntazam bir millet olma­ğa ne kadar şâyân-ı dikkat bir heves gösteriyorlardı.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün406
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1363
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17093
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225834

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ
Şu anda 10 ziyaretçi çevrimiçi