
Olumsuz Düşünce Kalıbı: Eğer bir sorunu görmezden gelirsem o sorun ortadan kalkar.
HİKÂYE
Diken Öyküsü
Adamın biri yol kenarında diken ekiyordu. Güzel sözlü, ama sert huylu biriydi.
Diken ektiğini görenler onu kınadı. Dikenler çoğaldıkça gelip geçenlerin ayaklarına batıyordu.
Yoksulların ayakları paramparça oluyor, zenginlerinse elbiseleri yırtılıyordu. Vali emir verdi ve adama dikenleri sökmesini bildirdi. Adam sökeceğini söyledi, ama hep, "Yarın yaparım" diye erteledi. Yıllar geçtikçe dikenler gürleşti, adam ise onları sökecek güçten düştü.
Ne Yaptığın Kadar Nasıl Yaptığın da önemlidir
Birinin diken ekmesi, onun topluma zararlı şeyler yaptığını gösterir. Adam yaptığının yanlış olduğunu biliyor ama hatasından dönmeyi sürekli erteliyor. Sürekli ertelemenin sonucunda da daha büyük bir bedel ödemek zorunda kalıyor.
Diğer boyut ise güzel sözlü ama sert huylu insanların farkında olmadan etraflarındakilere karşı diken eken insanlar gibi olduğu şeklinde düşünülebilir. Sosyal hayata, insan ilişkilerine diken ekiyorlar ve ektikleri dikeni sökmeyi hep erteliyorlar. Sert huylu insanlar, güzel sözlü bile olsalar yaptıkları işler diğer insanları incitir. Bir bitki ekiyorsun, o ortamı yeşertiyorsun ama bunu yaparken sert yöntemler kullanıyorsun, insanlara zarar verecek bitkiler ekiyorsun. Hâlbuki diken olmayan bir bitki ekse bütün insanlar ondan faydalanacak. Örnekle meseleyi biraz daha açacak olursak: Bir insana bir kalemi güzellikle vermek var, bir de fırlatarak vermek var. Güzel bir hareketi sert biçimde yapmak, ot yerine diken ekmek gibidir. Böyle bir durumda insanlar sana "yapma" dedikçe yapmaya devam edersen güçten düşer ve yalnızlaşırsın. İnsanın ne yaptığı kadar nasıl yaptığı da önemlidir. Tercih edilen, iyi şeyleri doğru yöntemlerle yapmaktır. Birine ilaç vereceğiniz zaman o ilacı draje şeklinde, tatlı hâle getirerek veriyorsunuz; kişiyi korkutmadan, canını acıtmadan. Verdiğiniz şey aslında acı ama güzel bir ambalajla sunduğunuz için iticiliği kalmıyor. Diğer taraftan da tatlı bir yiyeceği acı bir drajeyle kaplarsanız insanların onu ikinci defa alması zorlaşır. Yaptığımız işin içi güzelse dışı da güzel olsun. Ağızdan vereceğimiz ilacı damardan verirsek hastayı öldürürüz. Verdiğimiz şey onun ilacı ama usul yanlış olduğundan, yanlış yolu kullandığımız için hastaya zarar veririz.
Hikâyeden çıkan diğer bir mesaj ise "Yapılan kötü şeyler de iyi şeyler gibi yayılma istidadındadır" şeklindedir. Problem küçükken tedbir alınmazsa büyür. Küçük adımlar kıvılcımlar gibidir. Kıvılcım küçüktür ama koca binaları yakabilir. Küçük yanlışlar da belki önemsiz görünür ama önemli şeylere sebep olabileceği için tehlikelidir. Küçük görülen basit hatalar felaketlere yol açabilir. Tıpkı bir harmana düşen kıvılcımın tüm harmanı yakması, yok etmesi gibi.
Mesnevi’den Söz Kötü dostla ünsiyet belaya bulaşmaktır... (II., 1425)
MESNEVİ TERAPİ
Prof.Dr. Nevzat TARHAN




















