NAMAZ ![]()
Namazın Önemi ve Fazileti
Bilindiği gibi Yüce Allah’ımızı bir kabul etmek, Onun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevdir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Namaz, imanın işaretdir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, mü'minin miracıdır (Allah katına yükselmesidir)
Mü'min (iman eden kişi) bu namaz sayesinde Yüce Allah teâlâ'nın manevî huzuruna yükselir. Yüce Allah teâlâ'ya yalvararak manevî yakınlığa erer. Mü'min için ne yüksek bir şeref!..
Bütün hak dinler, insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim sevgili Peygamberimiz (sallAllah teâlâ aleyhi ve sellem) Efendimiz de, Peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur. Ancak o zaman, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Mi’raç Gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Hazreti Peygamber'in miracı bize kaynaklarda, Medine'ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesinde olmuştur.
Kur'an-ı Kerîm'de ve hadîs-i şeriflerde namaza dair birçok emirler ve öğütler vardır. Bütün bunlar, İslam dininde namaza ne kadar büyük önem verildiğini gösterir. Bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir:
"Ey Resulüm! Sana vahy olunan Kur'an ayetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edeb ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde Yüce Allah teâlâ'yı zikretmek, her ibadetten daha büyüktür. Yüce Allah teâlâ bütün yaptıklarınızı bilir." (Ankebut:45)
Namaz ibadeti , en büyük zikirdir.
Diğer bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir:
"Namazı gereği üzere yerine getiriniz, zekatı yeriniz. Nefisleriniz için hayır olarak önceden ne gönderirseniz, onu Yüce Allah teâlâ yanında (sevab olarak) bulursunuz; asla kaybolmaz. Muhakkak ki, Allah teâlâ yaptıklarınızı görür." (Bakara: 110)
Bir hadîs-i şerîfde:
"Namaz dinin direğidir." buyurulmuştur.
Sevgili Peygamberimiz yine bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: "Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın."
İşte bütün bu mübarek ayetlerle hadîs-i şerifler, namazın Yüce Allah teâlânın katında ne kadar büyük ve kabul olunan bir ibadet olduğunu göstermeye yeterlidir.
Namazla İlgili Bazı Deyimler
Salât: Namaz demektir. Çoğulu "Salâvat"dır. Salât, sözlükte dua manasındadır..Namaz kılana, "Müsalli" denir.
Bir de "Salât", Peygamber efendimize şu şekilde yapılan dua manasına da gelir: "Allahümme salli ve sellim alâ seyyidina Muhammedin ve alâ ali seyyidina Muhammed = Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve onun ailesine selamet ve rahmet ihsan buyur." Bu salat ve selamdan maksad, Peygamber efendimizin hem dünyada, hem de ahirette her türlü ikrama kavuşmasını istemekten ve bu vesile ile kendisine olan bağlılığımızı ve saygımızı göstermekten ibarettir.
Tekbir: "Allahü Ekber" demektir.
Kıyam: Ayakta durmaktır.
Kıraat: Kur'an-ı Kerîm'den bir mikdar okumak demektir.
Rükû: Sözlükte eğilmek demektir. Din deyiminde, namazdaki okuyuştan sonra eğilerek baş ve sırtı düz bir şekle getirmektir.
Kavme: Rükû halinden doğrulup da bir defa "Sübhane Rabbiyel'azim" diyecek kadar ayakta durmaktır.
Secde: Namaz kılarken yere eğilerek yüzün bir kısmını, Yüce Allah teâlâ'ya saygı için yere koymaktır. Arka arkaya yapılan iki secdeye "Secdeteyn" denir. "Sücûd" sözü de secde etmek ve secdeler manasına gelir.
Celse: İki secde arasında bir defa "Sübhane Rabbiyel'azim" diyecek kadar oturmaktır.
Ka'de: Namazda, "Ettehiyyatü lillâhi"yi okumak için oturmaktır.
Rek'at: Namazın bölüklerinden her biri demektir. Şöyle ki: Bir namazda kıyam, rükû ve iki secdenin toplamı bir rekattır. Bir namazda iki kıyam, iki rükû ve dört secde bulunursa, o namaz iki rekatlı olur. Üç veya dört kıyam bulunursa, o namaz üç veya dört rekatlı olur.
Namazların Çeşitleri ve Rekâtları
Namazlar, farz, vacib, sünnet ve müstahab türlerine ayrılır. Şöyle ki: Aklı yerinde olan ve büluğ çağına eren her Müslümanın günde beş defa belli vakitlerde belli rekâtlarla kılacağı namazlar, birer farzı ayndır. Cuma namazı da bu kısımdandır. Vitir ve bayram namazları birer vacibdir. Farz namazlardan önce veya sonra yahut hem önce, hem de sonra kılınan bir kısım namazlar birer sünnettir. Teravih namazı da böyledir. Diğer vakitlerde sadece Allah teâlâ'nın rızası için kılınan ve nafile (tatavvu) denilen bir kısım namazlar da, ya birer sünnet veya müstahabdır. Kuşluk namazı gibi.
Bütün bu namazların sahih olması için birtakım şartları ve rükünleri (ögeleri) vardır. Bunların yerine getirilmesi de birer farzdır. Bunlar namazların farzlarını teşkil eder. Bunlardan başka, namazların birtakım vacibleri, sünnetleri ve edebleri de vardır.
Namazların bir takım mekruhları ve müfsidleri de (yani dikkat edilmesi gereken hususları ) vardır.
Namaz Rekatları
Sabah namazının iki rekât sünneti ve iki rekât farzı vardır.
Öğle namazının dört rekât ilk sünneti, dört rekât farzı ve iki rekât son sünneti vardır.
İkindi namazının dört rekât önce kılınan sünneti ve dört rekât farzı vardır.
Akşam namazının üç rekât farzı ve sonra kılınan iki rekât sünneti vardır.
Yatsı namazının dört rekât ilk sünneti, dört rekât farzı ve iki rekât son sünneti vardır.
Cuma namazının dört rekât ilk sünneti, iki rekât farzı, dört rekât son sünneti, iki rekât da "vaktin sünneti" adıyla diğer bir sünneti vardır.(Son devir İslam alimlerinin içtihadına yani ilmi görüşüne göre dört rekatta zühr-ü ahir kılınmaktadır.)
Vitir namazı ise, üç rekâttan ibarettir. Bayram namazları ikişer rekâttır.
Teravih namazı yirmi rekâttır. Diğer nafile namazlar da, en az ikişer rekâttır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



















