YÖNETİCİLERE: Ölünceye kadar okunan mektup
Halife Harun Reşid'in temsilcisi Küfe Camii'nde arkadaşlarıyla ders yapan Süfyan-ı Sevrî Hazretleri'ni bulup halifenin mektubunu teslim etti. Süfyan mektubu görünce titredi ve yılandan uzaklaşır gibi mektuptan uzaklaştı. Sonra elini cübbesinin kollarına sokup mektupu birine uzattı: "Biriniz şunu okusun, bir zalimin eliyle yazılmış mektuba elim dokunmasın!" Biri mektubu okudu, Süfyan "Kâğıdın arkasına söyleyeceklerimi yazın!" dedi. 'Temiz bir kâğıda yazsak daha iyi olmaz mı?” teklifini kabul etmedi: "Hayır! Zalime, mektubunun arkasına yazın! Mektubun kâğıdını helâlden kazandıysa
ne âlâ! Haramdan kazandıysa cezasını çekecektir. Bir zalimin kâğıt parçası bile yanımızda kalmasın!”
Sonra şu mektubu yazdırdı: "Allah'ın günahkâr kulu Süfyân-ı Sevri’ den; imanın zevkinden mahrum, geçici emellerin verdiği gururla başı dönmüş Harun Reşid'e: Seninle her türlü alâkayı kestiğimi, dostluğu terkettiğimi beyan için bu mektubu yazdırıyorum. Çünkü mektubunda Müslümanların hazinesine tecavüz edip mallarını haksız yere dağıttığını açıkça söylüyorsun. Sanki bu tecavüzün yetmiyormuş gibi, yazdığın mektubunla beni de kötü işine şahid tutuyorsun. Binaenaleyh ben ve benimle mektubunu dinleyen arkadaşlarım yarın ilâhî huzurda hakkında şehadet edeceğiz: Ey Harun! Müslümanların rızası olmaksızın onların hazinelerine nasıl tecavüz ettin? Acaba senin bu tecavüzüne memnun olan bulundu mu? Senin bu hareketinden mücahidler, gaziler, âlimler, yetimler, bütün iyi insanlar ve halk memnun mudur?" Mektubu okuyan Harun Reşid'in gözleri yaşarmış, ölünceye kadar her namaz sonrası bu mektubu okumaya devam etmiştir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

















