Okumaliyim Com Gençlik Okuma Platformu

Monday
May 21st
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

İsraf (Titreten bir yazı!)

E-posta Yazdır PDF

İsraf (Titreten bir yazı!)

19 yıl evveldi. Stockholm'e gitmiş­tim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahle­yin tıraş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir yazı gördüm. "Lütfen!" diyordu, "Tıraştan sonra jile­tinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var, oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayiine yardımcı olun!" Doğrusu hayretler içinde kaldım.

Çocukluğumdan beri çelik eşya de­nince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eş­ya üzerinde "İsveç çeliğinden yapılmış­tır" diye yazardı, işte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen tu­ristlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman belli periyot­larda radyolar, tv'ler, basın bir haberi duyurur: "Şu tarihte, şu saatte adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullan­madığınız ne kadar kitap, dergi, gazete, kâğıt, ambalâj, kutu varsa, velev ki bir ilaç prospektüsü dahi olsa kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardım edin. Fazla ağaç ziyanına engel olun."

7 yaşındaydım, rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sa­ğa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu. Çocukluk işte, "Aman babaan­ne!" dedim, "Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya de­ğer mi?" Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. "Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun!" dedi, "Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?" Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti. Hukuk fakülte­sinde öğrenciyim. Alain'in proposlarını okuyorum. Birden irkildim. Baba­annemi hatırladım. Alain "Bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almaz­sa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur!" diyordu. İlâve ediyordu: "Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el emeği vardır!"

Japonlar son derece sade, basit, yalın, mütevâzı yaşayan insanlardır. Evlerini mobilyayla, eşyayla dolduranlar Japonlar'a göre ruhen tekâmül edememiş; hayatın mânâsını anlayamamış zavallı kimselerdir. Böyleleriyle "Zavallı, evi­ni belediye mezat salonuna çevirmiş!" diye eğlenirler. Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.

Vaktiyle Japon ekonomisi bir darbo­ğazdan geçiyor. İç ve dış borçlar gırtlağı aşıyor. Devrin başbakanı meclisi toplar, kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı, tehlikeleriyle anlatarak der ki: Şu an­dan itibaren Allah şahidim olsun, Japon­lar'ın iç ve dış borçları son kuruşuna ka­dar ödenmeden, pirinçten başka şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden baş­ka elbise giymeyeceğim!" Dediklerini yapar, en üstten en alta israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini tek istisna olmadan kapsadı­ğını söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Ey Rabbim! Ne kadar sade, ne kadar mütevâzı, ne kadar gösterişten uzak.

Gerekmediği halde elektriği yak­makla, suyu boş yere akıtmakla, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizleme­den yatmakla, yemek yediğimiz kapla­rı yıkamadan bırakmakla biz de zalim­ler sınıfına geçmiyor muyuz?

Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle örülü. Herşey o kadar birbirine bağlıdır ki, ilkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım. "Bir mıh bir nal kaybettirir. Bir nal bir at, bir at bir orduya savaşı kaybettirir!" diyordu.

Maddî durumumuz önemli değil; ister zengin, ister fakir, hepimiz çok dikkatli yaşamak zorundayız. Bunda maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Menü

             | 

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün382
mod_vvisit_counterDün957
mod_vvisit_counterBu Hafta1339
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5532
mod_vvisit_counterBu Ay17069
mod_vvisit_counterGeçen Ay19768
mod_vvisit_counterToplam225810

Yazarlar

Psikolog Gülten İkizoğlu
Psikolog Gülten İkizoğlu
ERCAN GÜMÜŞ
ERCAN GÜMÜŞ

Seçme Yazılar

Resim
İnsan olmak kolay değil
İnsan olmak kolay değil Kuyuya düşen leşi çıkarmadan kuyuyu temizlemeniz mümkün olamaz. Bu durumda...
Resim
Allah sevgisinin alâmeti nedir?
Allah sevgisinin alâmeti nedir?Allah sevgisinin alâmetlerinden birisi, devamlı olarak kalp ve dili ile Allah’ı...

Günün Sözü

Dünyayı arayıp ahireti bulanı hiç görmedik. Ama ahireti arayıp dünyayı bulanı gördük.
Ebû Said Hasan Basrî -
Şu anda 19 ziyaretçi çevrimiçi