İnsanları idare etmenin teknik esasları
Tenkit çok tehlikeli bir kıvılcımdır!
Yıllarca birçok cinayet işlemiş insanları sindirerek haraca bağlamış, bir sürü soygun yapmış insanlar bile suçlu olduklarına inanmadıklarına göre sizinle hergün görüşen insanlar, tenkitlerinizin doğra olduğunu hemen kabul edecekler midir? Sert tenkitleriniz bir işe yarayacak mıdır?
Bütün tenkitler yuvalarından uçan güvercinler gibi yuvalarına dönmeye mahkûmdurlar.
Tenkit insanın en çok değer verdiği benliğini yaralıyor, onun hiddetlenmesine sebep oluyor.
Alman Ordusu'nda hiçbir asker olayın hemen sonrasında şikâyette bulunamaz. Önce hiddeti yatışacak, olayı daha soğukkanlı değerlendirebileceği bir zaman geçecek, sonra şikâyette bulunabilecektir.
Karısı veya başkaları iç harp sırasında Güney halkı için ağır sözler sarfettiklerin de Lincoln şöyle diyordu: "Onları tenkit etmeyiniz. Aynı şartlar içinde bulunsaydık, aynı şekilde hareket edebilirdik."
Dünyadaki karışıklıkların ve anarşinin sebeplerinden biri de kendisi düzeltilmeye muhtaç insanların dünyayı düzeltmeye kalkmalarıdır. Konfüçyüs der ki: "Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikâyet etmeyiniz."
Çok tehlikeli bir kıvılcımdır tenkit. Bu kıvılcım bir barut fıçısından farksız olan insan gururunu anında infilâk ettirebilir.
Büyük adam, küçük adamlara karşı takındığı tavırlardan anlaşılır.
İnsanları idare etmenin büyük sırrını uygulayın!
İnsanlara iş yaptırmanın en kestirme yolu, insanlarda o işi yapma arzusu uyandırmaktır. İnsanlara tehditle, zulümle, kaba davranışlarla da iş yaptırmak mümkündür ama bu tarz davranışların, katlanmanız gereken ağır neticeleri vardır.
Samimî bir takdiri, iltifatı hangimiz özlemeyiz? Hangimiz bulduğumuz zaman reddederiz?
Yoksul bir bakkal çırağını bir evin döküntüleri arasında bulduğu hukuk kitaplarını okumaya sevkederek sonunda onu Lincoln yapan duygu, önemli olma arzuluydu.
G. Washington kendisine Haşmetli Birleşik Devletler Başkanı denilmesini isterdi. K. Kolomb Okyanus Amirali ve Hindistan Naibi unvanını işlemişti. İmparatoriçe Büyük Katerina üzerinde İmparatoriçe Hazretleri yazmayan zarfları açmazdı.
Bazı ilim adamlarına göre yaşadığımız dünyada önemli olma fırsatı bulamayanlar kendilerine ayrı bir dünya kuruyorlar. O dünyada çok önemli biri olarak yaşıyorlar.
Ben insanlara heyecan verebiliyorum. İnsanın yeteneklerini geliştirmesi ve kullanması, takdir ve teşvik edilmesine bağlıdır. İdarecilerin tenkitleri kadar insanın çalışma ve başarma ihtirasını öldüren birşey yoktur. Ben insana hız vermek için onu överim. İnsanlarda kusur bulmaktan nefret ederim. Beğendiğim birşeyi takdir etmekte gecikmem. Bundan da zevk alırım. Ünü, makamı ne olursa olsun tenkit yerine iltifat duyup da daha çok gayrete gelmeyen hiçkimse tanımadım.
Burada kendisinden daha akıllı ve yetenekli insanları etrafında toplamayı bilen bir adam yatıyor.
İnsanların iyi taraflarını düşünelim. Bunları takdir edelim. Takdirimizi söyleyelim. O zaman bu sözleriniz siz öldükten ya da söylediğinizi unuttuktan sonra bile söylediğiniz insanlarda yaşarlar.
Oltaya uygun yem takmayanlar balık tutamazlar!
Ben kremalı çilekten hoşlanırım. Balıklarsa kurt yemeyi seviyorlar. Onun için Maine üzerinde balığa çıktığımda oltaya kremalı çilek takmayı aklımdan bile geçirmem Oltamdaki kurtlara koşan balıkları kolaylıkla avlayabilirim. İnsanları elde etmek için de ayrı yolu takıp etmek mecburiyetindeyiz. İşte vazgeçilmez kural: Oltaya doğru yemi takmak...
Bir insanı etkilemenin biricik çaresi, onun istekleriyle ilgilenmek, onun isteklerine değer vermek, onun isteklerinin önemini kabul etmektir.
Oğlunuza saatlerce sigara içmemesini istediğinizi anlatsanız ne elde edebilirsiniz? Sizin bu isteğiniz onu niçin etkilesin? Siz onun isteğini ön plâna çıkarın. Oğlunuz futbolu çok mu seviyor? Ona sigara içtiği takdirde iyi bir futbolcu olamayacağını anlatın. Kendi isteğinin gerçekleşemeyeceği ihtimali onu daha çok etkileyecektir.
Prof. Harry A, Averstreet şöyle yazar: "Davranışlarımızın kaynağı arzu ve isteklerimizdir. Hangi alanda çalışıyor olursanız olun, başkalarında kuvvetli bir istek meydana getirebilirseniz insanlar yanınızda olur. Bunu başaramayan yalnızlığa mahkûmdur."
Carnegie ilk oğlundan uzun zaman mektup alamadığı için üzgün olan baldızına "Endişelenme!" demişti!” Şimdi onlara bir mektup yazacağım ve derhal cevap gelecek!” Carnegie annelerini ihmal eden çocuklara bir mektup yazdı ve zarfın içinde para yolladığını söyledi. Derhal cevap geldi: "Mektubunuzu aldık. Ama zarfın içinden para çıkmadı"
Yarın siz de belki başkasına birşey yaptırmak isteyeceksiniz. Kendinize sorun: "Bu adamın (veya bu kadının) bu işi yapmak istemesini nasıl sağlayabilirim?"
Başarının bir sırrı varsa, karşınızdakinin bakış açısını kavramak ve onun gözüyle görebilmektir. Kendisini başkalarının yerine koyup onları anlayabilen kimsenin geleceği için endişe duymasına gerek yoktur.
İnsan tabiatının en zarurî ihtiyacı kendini tanımak ve ifade etmektir. Dole CARNEGIE
Delikanlı yetiştirmede püf noktalar
Adı üzerinde: Delikanlı. Kız çocuklar için böyle bir tabir yok, demek delikanlılık zor bir dönem ve onların eğitiminde ana-babalara büyük görevler düşüyor. Kısaca delikanlı yetiştirmek zor zanaat!
Kan kırmızı, kırmızı heyecan ve canlılık rengi... Bir de bunu "deli" sıfatıyla ifade edersek konunun hassasiyeti ortaya çıkar.
Delikanlıları ruh ve beden sağlığı bakımından geliştirip eğitmek için yapılması gereken çok şey var. Bu yazımızda ana-babaların en gerekli ve hassas adımları atmalarını sağlamaya çalışacağız. İşte delikanlı yetiştirmenin püf noktaları:
1.Onu iyi tanıyın re anlayın: Birçok ana-baba çocuğunu iyi tanıdığını iddia eder ama toplumumuz çocuklarını ancak 30’lu yaşlarda (20'li yaşlarda bile değil!) farkedebilen ebeveynlerle doludur. Delikanlıyı doğru tanımanın ve keşfetmenin yolu, ondaki baskın yeteneğin farkına varmaktır. Ayrıca evde problem olarak yansıyan birçok davranışı onun baskın yeteneğinin ipuçlarını verir. Hobiler ve havailer de böyledir. Ana-baba tıpkı bir pedagog ve psikolog gibi delikanlıyı etraflıca tanıyıp keşfedebilirse yaşanması muhtemel birçok çatışma yerini sağlıklı gelişime bırakacaktır.
2.Ona ve özelliklerine saygı duyun: Saygı sadece çocukların büyüklerine gösterecekleri bir davranış değildir. Günümüzde erken sosyalleşme olduğundan ana- babalar ve diğer aile büyükleri çocuğun kişilik özelliklerine; meşru hayal, istek ve beklentilerine saygıyla yaklaşmalıdır. Bu ne demektir? Meselâ internette kendi web sitesini hazırlamak isteyen bilgisayar meraklısı çocuğa belli disiplin içinde elden gelen her katkı sağlanmalıdır. Yeni bir yazlım üretmek üzere olduğunu söyleyen delikanlıya "Her iş bitti, iş Bill Gates olmaya mı kaldı?" deyip onu azarlamak fevkalâde vahim sonuçlar doğurur. Hatta aile büyükleri mümkünse delikanlıyı bu konuda yetkili ve etkili kişilerle tanıştırmalı, gerekli motivasyonu vermelidir. Ana-baba başarabilirse Bill Gates'in mail adresini bulup çocuğa vermeli, onun "çağın dâhisi" yle mailleşmesini sağlamalıdır (Erzurumlu Mahmut Koyuncu’nun yaptığı gibi).
3.Önemli sorumluluklar verin: Sorumluluk özellikle delikanlıyı inanılmaz derecede geliştirir, yetiştirir, heyecanlandırır. Şirkette sorumlulukları elemanlarıyla paylaşan patron nasıl verimliliği yakalıyorsa, ailede de ana-baba bazı sorumlulukları çocuğa yüklemeyi bilmelidir. İleri yaşlarda bile ailesine bağımlı delikanlının bu karakterinin altında herşeyi kendileri yapmaya kalkan ana-babalar vardır. Uzmanlar ebeveynlere daha İleri giderek çocuğa arasıra başından büyük işler vermeyi, boyunu aşan sorumluluklar yüklemeyi tavsiye etmektedirler Bu yaklaşımla tahmin edilenden daha harika sonuçlar alındığı görülmüştür. Geleceğin verimli, üretken, zeki, becerikli, çözümcü delikanlısı ancak böyle yetişir.
4.Onunla arkadaş ve sırdaş olun: Bu tavsiye, delikanlı yetiştirmede en can alıcı özelliktir. Kendinize sorun bakalım: Oğlunuz zaman zaman size sırlarını büyük bir samimiyetle açabiliyor mu? Yani sizinle gerçek bir arkadaş mı? Yoksa herşeyi kırk elekten geçirdikten, kılı kırk yardıktan, iyice sansür ettikten sonra korka çekine mi söylüyor size? Kaliteli ana-baba olmanın ölçüsü, bu soruya verilecek cevapta gizlidir. Anasını takmayan, babasından korkup kaçan, hatta nefret eden çocuğun kabahati yoktur; suçlu kendilerini öcü gibi gösteren aile büyükleridir.
5.Delikanlılık enerjisini olumlu şekilde harcamasını sağlayın: Delikanlı tam bir enerji deposudur. 40-50 yaş arası 15, 50-60 yaş arası 25 kişinin enerjisinin tek başına bir delikanlıda bulunabileceği bildirilmektedir. Sultan Fatih'in 21 yaşında gencecik bir padişah olarak İstanbul'un fethi için sergilediği dinamizmi düşünün. Arif Nihad'ın "Küçük görme, hor görme delikanlın kendini!" mısraı buna işaret etmektedir. Unutulmamalı ki, her delikanlıda destanı ezbere okunacak bir enerji ve başarı potansiyeli vardır. Marifet büyük ustalıkla bunu ortaya çıkarmak ve geliştirmektir.
6. Problemlerim büyütmeyin, ona karşı kırıcı olmayın: Çözümü her zaman siz başlatın, hatalara sağduyuyla yaklaşın ama kıssadan hisse alınmasını da sağlayın. Bugün önemli başarıların zirvesindeki şahsiyetlerin çoğu, delikanlılık döneminde problem deposuydular. Meselâ Michael Dell’in hayat hikâyesini okursanız, "Bir çocuk ancak bu kadar problemli olabilir!" demekten kendinizi alamazsınız. Gelişmiş ülkelerde problemli gençler için özel okullar vardır, eğitimciler evde ve okulda karşılaşılan problemli gençlerin aslında ana-babalar ve öğretmenleri için büyük nimet olduğunu savunmaktadırlar. Delikanlınızın problemlerini büyütmeyin, habbeyi kubbe yaparak kırıcı tavırlar sergilemeyin. Kinci tavır hatadan ders almayı zorlaştırır, fazla ileri gidilirse inatlaşmaya ve büyüklere kin beslemeye yol açar. İradesine hâkim olamayan günümüz nesli, kendisine hâkim olamayan ana-babaların yanlış eğitimlerinin acı neticesidir. Halbuki empati yapabilen ana-baba kolay kolay kırıcı olmaz ve delikanlıyı mum gibi eritir; daha sonra da istediği şekle sokar.
Dr. Nilgün SOYSAL
AYRİCA ŞUNLARA DİKKAT!
* Delikanlıyı asla aşağılamayın, onunla şahsiyet yarışına girmeyin* Televizyonu ve interneti geliştirmek için kullanmasına yardım edin, onlardan zarar görmesini engelleyecek şuuru oğlunuza aşılayın*Ne yaptığını, nereye gittiğini, kiminle beraber olduğunu denetleyin ama bunu ustalıkla yapın. Çocuğunuz kendi kendisinin polisi olabilmelidir. Önce ipi sağlam kazığa bağlayın, sonra tevekkül edin. * Günümüzde delikanlıların zarar göreceği çevreler çoğalmıştır, belli başlı standart eğitim seviyesini kazanamamış gençlerin bazı tuzaklara düşme tehlikeleri fazladır. Dikakt!* Gönül aşk ve meşk durumlarında paniklemeyin, tereyağından kıl çeker gibi bir hassasiyetle davranın. Önce bir süre bekleyin, gelip geçici bir şey yaşanabilir; hemen parlamayın. Şayet iş uzun sürerse konuyu onunla bir arkadaş gibi konuşup halledin. * Delikanlıyı baskın yeteneğiyle ilgili vasıflı çevreye yönlendirin, sosyal faaliyetlere gönderin. *Fiziki gelişime yatkınsa ve dizginlenemeyen enerjiye sahipse onu kısa süreliğine savunma sporlarının verildiği bir kursa yazdırabilirsiniz.
İki şeyin değeri, elden gitmeden bilinmez: Sağlık ve gençlik. (Hz.Ali)
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



















