Doğum Tarihi: 571 Yılı 20 Nisan / 12 Rebiul Evvel Pazartesi
Doğum Yeri: Mekke-i Mükerreme
Baba Adı: Abdullah (Doğmadan 6 Ay Önce Babasını Kaybetti)
Ana Adı: Amine (6 Yaşında Annesini Kaybetti)
Süt Annesi: Halime (2 Yaşına Kadar O’nu Süt Annesi Emzirdi)
Dedesi: Abdulmuttalib (8 Yaşına Kadar Dedesi ‘İn Yanında Kaldı)
Amcası: Ebu Talip (Dedesinin De Ölümünden Sonra Amcası O’nu Himayesine Aldı)
Ünvanı: El-emin (En Güvenilir İnsan)
Evliliği: 25 Yaşında İken Hz. Hatice İle Evlendi.
Çocukları: Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsüm , Fatıma, Kasım, Abdullah (Hz. Hatice ); İbrahim (Hz. Mariye)
Yaptığı Faaliyetler: Çocukluğunda amcasının koyunlarını güttü. Gençliğinde amcasıyla ticaret kervanlarında çalıştı. Mekke’nin soylu ve zengin hanımlarından hz. Hatice’nin kervanlarında ticaret yaptı.
Peygamberliği: 610 Yılında 40 Yaşında Ramazan Ayının Kadir Gecesinde Tüm İnsanlara Peygamber Olarak Gönderildi.
Mekke Dönemi : 13 yıl; Medine Dönemi: 10 yıl; Peygamberlik Süresi : 23 yıl
Miracı: Hicretten 1.5 Yıl Önce Bir Gece Önce Mescid-i Aksa’ya Götürüldü Ve Oradan Semaya Allahın Huzuruna Çıkarıldı.
Hicreti: 622 Yılında 53 Yaşında İken Mekke’den Medine’ Ye Hicret Etti.
Vefatı: 08.06.632 Yılında 63 Yaşında Medine-i Münevvere‘ De Vefat Etti. Kabri Medine’de Mescid-i Nebevi’nin içindedir.
Katıldığı Savaşlar: Bedir Savaşı Mart 624 ; Uhut Savaşı:mart 625; Hendek Savaşı:mart 627; Hayber’in Fethi: 628; Mekke Fethi :630; Huneyn Savaşı:630
Peygamber efendimizin hilye-i saadetleri:
Hz. Ali, Ebu Hureyre, Câbir bin Semure, Berâ bin Azib, (radiyallahü anhüm) beyanlarına göre Peygamberimiz Efendimiz aleyhissalât-ü vesselâmı şu şekillerde vasfetemişlerdir:
Uzuna yakın orta boylu, iri kemikli, iri yapılı, güçlü kuvvetli ve yakışıklı bir insandı.Cildi yumuşak, kırmızıya çalan beyaz tenli idi.
Gözleri kara ve büyükçe idi. Kirpikleri siyah ve uzundu.Yüzünün bütün çizgileri görünürdü. Yanakları ne şişkin ne de çöküktü.
İki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakındı.Saçları ne dümdüz ne de kıvırcıktı. Sakalı sık, siyah ve bir tutamdı.
Büyük başlı ve hilâl kaşlıydı.Alnı yüksek, burnu çekme, boynu uzun, göğsü genişti.Karnı ile göğsü bir idi, şişman değildi. Zayıf da değildi, sıkı etliydi.
Ayaklarının altı çukur idi; düz taban değildi. Ayağının bütünüyle yere basardı.Gözleri uzağı görür, kulakları uzaktan ses alırdı.
Ağızları genişçe idi.Dişleri güzel ve sıktı.Omuzları etli, omuz kemikleri enliydi.Bütün vücuduyla öne döner ve bütün vücuduyla arkaya dönerdi.
Güler yüzlü idi. Tebessüm ederek gülerdi. Gülerken, mubârek dişleri görünürdü.
Peygamberin doğduğu Cahiliye Döneminde Mekke Devir cehalet çağını yaşıyordu, tam bir karanlık vardı.
Mekkeliler hz ibrahim’in öğrettiği dinin bozulmuş halini yaşamaya devam ediyorlardı.
Allah’a inanıyorlar ama putların, allah ile aralarında aracı olduğuna inanıyorlardı.
Hakka batıl bulaştırdıkları için müşrik olmuşlardı.Meleklere inanıyorlar ancak melekleri allahın kızları olarak görüyorlardı.
İnsanlar birbirlerini öldürmekten dolayı şeref duyuyorlardı.Kız çocukları kendilerinden utanç duyulduğu için toprağa diri diri gömülüyorlardı.
Kadınlara hak, miras verilmek bir yana kendileri mirasa konu oluyorlardı.Ahlaksızlık, alkol tüketimi, kumar ve fuhuş yayılmıştı.
Bazen doğan çocukların babası tahmini olarak tespit ediliyordu.Haksızlık, kibir, gasp, yağma, kaos almış başını gitmişti.
Kabilecilik duygusuyla haram aylar dışında durmadan savaşıyorlardı.Ticaret kervanları soyuluyor, zorba ve zalimlerin yaptıkları yanına kalıyordu.
İslâm târihçileri, Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana geldiğini naklederler.
O gece gökyüzünü aydınlatan bir yıldız doğmuş,O gece iran kisrâsı (hükümdarı)'nın medâyin şehrindeki sarayının 14 sütûnu yıkılmış,
Mecûsîlerin iran'da ıstahrâbat şehrinde bin yıldır yanmakta olan "ateşgede"leri sönmüş,Sâve (taberiyye) gölü yere batmış,
Bin yıldan beri kurumuş olan semâve deresinin suları taşmış,Dönemin önde gelen insanları çok ilginç rüyalar görmüşlerdir.
Kâbe'deki 360 put yüz üstü yere devrilmişler.Sevgili peygamberimizin hayatının; inanan insan için özel bir anlamı vardır, çünkü inanan kişi, dini hükümlerin yaşantı haline dönüştüğünü, ahlaki değerlerin de somutlaştığını Hz. Peygamberin hayatında görür.
O'nu örnek almak demek;
Güvenilir olmak demek, (Emanetlerini O'na veriyorlar, "Emin" diyorlardı.)
Affedici olmak demek, (Mekkelileri toptan affetmişti.)
Merhametli olmak demek, (Ağır tahriklere rağmen beddua etmemiştir. Taif..)
Hoşgörülü olmak demek, (Mescide bevl, zinaya müsaade isteyen genç…)
Sözünde durmak demek, (Hudeybiye günü Ebu Cendel'i geri vermesi.)
Cömert olmak demek, (Ölüm hastalığında yanında bulunan üç dinarı dağıtmak..)
Alçakgönüllü olmak demek, (Ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum…)
Çalışkan olmak demek, (İşlerini kendisi yapmak isterdi, söküğünü dikerdi..)
Dosdoğru olmak demek, (Size bir düşman saldıracak desem bana inanır mısınız?)
Adaletli olmak demek, (Kızım Fatıma dahi çalsa…)
Vefakar olmak demek, (Geceler boyu ayakta durup ibadet etmek.)
PEYGAMBER EFENDİMİZ (sav)Her işe besmele ile başlardı…
Herkese selam verirdi… İlim öğrenenlere destek verirdi.Her konuda güvenilir bir insandı…
Komşu ilişkilerinde çok hassastı…Ayıpları asla yüze vurmazdı…İnsanlar arasında hiçbir ayrım yapmazdı…
Evine selam vererek girerdi… Temizliğe çok önem verirdi…
Çocuklarla şakalaşırdı.Çocukları çok severdi… Hep hayrı ve iyiliği tavsiye ederdi… Hasta ziyaretini ihmal etmezdi…
Misafire ikram etmeyi severdi… Güler yüzlüydü…Yemeğin sonunda şükrederdi…Yoksullara yardım ederdi…
Arkadaşlarının hal ve hatırını sorardı…Verdiği sözde dururdu… Merhametliydi… Affetmeyi severdi…İyi bir eş… Şefkatli bir babaydı…
Emanete ihanet etmezdi… O bir peygamberdi…ve aynı zamanda bir insandı… Kötü söz söylemezdi.Kimseyle çekişmezdi.
Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.O’na salat ve selam olsun…
Kısaca peygamberimizin hayatı; İslâmi bütün değerlerin hayat bulup müşahhas hale geldiği bir alandır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


















